Dünyanın İlk Endüstriyel Robotu Unimate’in Hikâyesi

Endüsti 4.0 dediğimizde aklımıza robotlar geliyor. Hatta robotların yeni iş gücü olarak kullanılacağından tutun da daha şimdiden onların dost mu düşman mı olduğunu tartışanlar bile var.

Tartışmalar geleceğe dair yargılarımızı ve ufkumuzu besleyedursun, bu yazıda anlatacağımız hikâye ilk endüstriyel robotun yani Unimate’in hikâyesidir.

Unimate şu zamanda Robot Sophia ile tanışan insanlardaki şaşkınlık ifadesinin daha da büyüğünü yaratmış toplumda. Düşünün, bir makine ortaya çıkıyor ve birkaç bant işçisinin yaptığı işi tek başına yapabiliyor. Aslında Unimate’in tasarımında ABD’li mucit George Devol ve robotik biliminin babası olarak kabul edilen Joseph Engelberger’in imzası var.

İkilinin yolları 1956 yılında bir kokteyl sırasında kesişiyor. Engelberger ile Devol, Devol’un en son çalışmalarından biri olan “ Programlanan Makale Aktarımı” hakkında konuşurken Engelberger,  Devol’un çalışmasında bahsettiği şeyin bir robot olduğunu hemen fark ediyor.

1957 yılında ise Engelberger, ConsSOL Controls Corp.’un yöneticisidir. O kokteylde Devol ile aralarında geçen o sohbetten sonra Devol’e ulaşır ve şirketin CEO’sunu Devol’e yatırım yapmaya ikna eder. İki yıl süren tasarım ve çalışmalardan sonra Engelberger ve Devol ilk prototipi üretir: Unimate #001.

Unimate #001 tasarlanırken ikili, Asimov’un Üç Robotik Yasası’nın kurallarından en önemlisi olan “zarar vermeyen” bir robot tasarladılar. Unimate#001 insanlara zarar vermeyecek ve insanlara zarar veren şeylerle ilgilenecekti.

Bu felsefeyle yaratılan Unimate #001 New Jersey’deki General Motors’un montaj hattına kuruldu ve 1961 yılında seri otomasyonu başaran ilk robot oldu. Üretimdeki bu olumlu etkiyle beraber kısa bir zamanda döküm hattında 450 Unimate çalışmaya başladı.

1961 yılında Engleberger, robotik endüstrisindeki bu ivmeyi artırmak için Connecticut’ta Unimation.ınc adında bir şirketi hayata geçirdi. Aynı yıl içerisinde Engelberger çeşitli fuarlarda Unimate 1900’ü halka tanıttı.

Hatta 1966’da Johnny Carson, Tonight Show’da Unimate’i memnuniyetle karşıladığından, dünyanın dört bir yanındaki televizyon izleyicileri de robotu ilk kez gördü.

1966’da Engelberger, müşteri tabanını ABD dışında genişletmeye çalıştı. İskandinavya ve Doğu Avrupa’daki robotları üretmesi için Finlandiya Nokia’ya lisans verdi. Üretimde robotikle ilgilenen Tokyo’daki 400 Japon yöneticiyle konuşma davetinin ardından Engelberger, 1969’da Kawasaki Heavy Industries (şimdiki Kawasaki Robotics) ile Asya pazarına yönelik Unimate robotlarını üretmek ve pazarlamak için bir lisans sözleşmesi imzaladı.

Üretim hattında robotları ilk kullanan şirket olan General Motors dünyadaki en otomatik üretim tesisini yaratmak için rekabete girişti. 1969 yılında kaynak birimine de Unimate robotlar kurarak tesislerini modernize etme hareketine girişti. O dönem robotlar üretim hattından saatte 110 arabayı üretebiliyordu. Bu hız o dönemde hiçbir insanın aklının ucundan bile geçemezdi. Çünkü tüm otomotiv şirketlerinin üretim hızından iki katı fazla üretim sayısı demekti bu.

Bu hamleler General Motors’u otomotiv endüstrisinde çok farklı bir yere taşımıştı. Bu gelişmeleri Avrupalı otomotiv üreticileri de takip ettiler tabii ve BMW, Volvo, Mercedes Benz, İngiliz Leyland ve Fiat gibi şirketler, insanlar için ağır ve tehlikeli işleri yapması için tesislerine Unimate robot kollarını kurdular.

Çağımızda artık robotlara hala alışmaya çalışıyoruz ve robotlar deyince birçok insanın aklına olumsuz şeyler geliyor. Bazıları bilim-kurgu filmlerindeki yaratılan istilacı robot figüründen dolayı, bazılarıysa iş gücündeki değişimi öngördüğü için robotların gelişimini pek hoş karşılamıyor. Fakat robotların mesleklerimizi, hayatımızı kısacası geleceğimizi yakın zamanda daha fazla değiştireceği kesin.

Unimate