Sanal Ortamda Analog Dünyalar Yaratmak: Steampunk

Eğer ki Steampunk bir insan olsaydı kesinlikle Jules Verne olurdu. Birçoğumuz Steampunk tasarımlarını Jules Verne kitaplarında tanıştığımız nesnelerle bağdaştırırız. Tabii bunda filmlerin de payı yok değil. Çünkü Steampunk hala tartışmasız bilim kurgunun en verimli teması ve dokunduğu her şeyi değiştiriyor, ayrı bir hava katıyor. Endüstriyel tasarıma da uyum sağlıyor, mimariye de. Hatta dünya çapında gördükleri her steampunk eşyayı toplamak isteyen tutkunları var.

Peki, Steampunk nasıl doğdu? Doğumunda hangi koşullar etkendi?

Öncelikle adındaki steam yani buhar kelimesi endüstri devrimine bir atıftır. Buharın gücünün sanayiyi yaratması tabii ki insanın hayal gücünde ve fikir dünyasında da bazı ufukları araladı. Zaten Steampunk konseptlerde, tasarımlara ya da sinemadaki evren tasarımlarında buharlı makineleri, mekaniği, bakır kaplamaları, vidaları ve çarkları bolca görürüz. Hatta çizgi roman ya da film evrenlerinde de aşırı kömür kullanımından dolayı puslu havalar ve gaz lambalarının aydınlattığı loş ve dar sokaklarda geçer hikâyeler.

Steampunk kelimesini literatüre kazandıran kişi bilimkurgu yazarı Kevin Wayne Jeter olduğu biliniyor. Jeter, 1987 tarihli  ABD’de yayınlanan Locus bilimkurgu dergisinde Steampunk kelimesini kullanır. Hatta kelimenin yaratılmasında 80’li yılların sonunda 90’ların başında özgür internet manifestolarıyla bilinen Cyberpunk (Şifrepunk /Siberpunk) kelimesinden yararlanılmıştır.

Yani sanayi devriminin edebiyata ve tasarıma yansıması olarak görebiliriz Steampunk’ı . Çünkü edebi anlamda manifaktürün yerini dev çarklara bırakması, bildiğimiz tanımıyla bir işçi sınıfının oluşması insanların dünyalarını değiştirmiş ve bu da doğal olarak yazın dünyasına yansımıştır. İşte Jules Verne, H.G. Wells gibi bilimkurgunun ustaları bu dönemde yetişmiştir.

Bir de ilginçtir ki 80’lerin ortasında gelişmeye başlayan bu dönemde –özellikle edebiyatta- temalar ve olaylar hep Kraliçe Victoria Dönemi’nde (1837-1901) geçer. Bu dönemde alternatif bir zaman akışı tasarlanır.

Kraliçe Victoria Dönemi bilindiği gibi İngiltere tarihindeki en uzun dönemdir. Kraliçe Victoria 63 yıllık hükümdarlığı ile tarihte tahtta en uzun kalan kadın mutlak hükümdardır ve Endüstri devrimi Victoria zamanında başlamıştır. Fakat bundan yola çıkarak refah içinde yaşayan insanlar düşünülmesin. Büyük mühendislik atılımları olmuştur. Fakat çocuğundan yaşlısına her İngiliz bu dönemin sanayisini desteklemek üzere ucuz işgücüne dönüştürülmüştür. Tabii bunun sonucunda dev mühendislik projeleri birbirini kovalamıştır. Londra’nın temiz içme suyuyla ve sıhhi tesisatla tanışması, buharlı motorun tasarımının güçlendirilerek dev transatlantik gemilerin yapılması bu döneme rastlar.

Bunların doğal sonucu olarak da Steampunk döneminde tema hep Kraliçe Victoria dönemidir. Çünkü kraliçe aynı zamanda sanayi atılımının sembolüdür. Steampunk evreni de bu dönem üzerinde alternatif senaryolar üretir.

Sinemaya, edebiyata, eşya tasarımına kadar Steampunk dünyada hala en çok tutkunu bulunan konsept. Özellikle de tasarım dünyası Steampunk ögesini sık sık kullanıyor. Bilgisayarlara, USB belleklere, klavyelere, elbise tasarımlarına uyguluyor. Hatta çizgi romancılar Batman gibi kahramanlar için alternatif steampunk evrenleri yaratıyor.  Comic-Con’larda en ilgi çeken cosplaylar steampunk içerikleri olanlar.

Şifrepunklar ile ilgili yazımızı merak ederseniz buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.