Tezgahtan Dijitale Korsancılık

Korsan yayıncılık ne yazık ki ülkemizde tüketiciler tarafından çoğu zaman tercih edilen bir mecra oldu. Kasetlerin ve kasetlere kayıt yapabilen cihazların yaygınlaşmasıyla belki de iyi niyetli olarak başlayan karışık kaset doldurma dönemi, ilerleyen süreçte yerini karışık mp3’lere bıraktı.

Teknoloji ilerledikçe korsancılık da gelişti. Artık her evde bulunan bir CD yazıcıya sahip bilgisayarla birkaç dakika içinde kopyalanan VCD ve DVD’ler dükkânlarda, tezgâhlarda, hatta zaman zaman okul kantinlerinde bile kolaylıkla satılır oldu. Ben ortaokuldayken kantinde poşet içinde Play Station oyunu satıldığını çok net hatırlıyorum!

2000’li yılların başında açıktan satılan korsan CD’ler yasal düzenlemelerle yer altına indi, maliyeti yükseldi ve artık kutusuz, kapak resmi olmayan, kötü birer kopya haline geldiler.

Öte yandan korsan kitap piyasası da her zaman tartışmalı bir alan oldu. Ciddi şekilde kalitesiz baskıya sahip kitaplar çok daha ucuza okurla buluştu. Kitap üzerindeki yüksek vergiler kitap fiyatlarını artırmaya devam ederken okurlar fiyatları gerekçe göstererek korsana yönelmeye devam etti. Korsan kitap ile ilginç bir anımı paylaşmak isterim: İzmit’te bir haber için ilçede bulunan kütüphaneye gitmiştik. Kütüphanede etkinlik sürerken kenardaki bir kişiyi göstererek kitap okuma cezasına çarptırıldığını söylediler. Adamın yanına gidip konuştuk. Gerçekten kitap okuma cezası verilmiş ve her gün gelip kitap okumak zorundaymış. Suçunuz neydi diye sorduk. “Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’a muhalefet” dedi ve elindeki kitabı göstererek ekledi “Şunun korsanı gibi düşün…”

Korsan kitapçıya kitap okuma cezası…

DİJİTAL KORSANLAR

Dijitalleşen süreçte korsancılığın da sayısal ortama geçmesi kaçınılmaz oldu. Vergiler yetmezmiş gibi kâğıt maliyetleri de artarken korsancılık boyut değiştirdi. Tamamen dijitalleşti. E-kitap konusu ülkemizde çok yaygınlaşmasa da sosyal medya ortamlarında PDF biçiminde kitapların ücretsiz şekilde paylaşıldığı yüzlerce grupta pek çok insan kendi aralarında dijital olarak kitap alışverişi yapıyor. Peki, bu nasıl oluyor?

Kitaplar çeşitli şekillerde dijital ortama aktarılıyor. Şimdiye dek gözüme çarpan yöntemlerden bazıları ise şöyle: bilgisayar ortamında editoryal işlemi sona eren kimi kitaplar, doğrudan baskıya gönderilecekmiş gibi PDF ya da e-pub denilen ortamlara dönüştürülüyor. Temiz, görüntü açısından sorunsuz, ekrandan okumaya uygun hale getirilip sayfalara yükleniyor. Kimi kitaplar ise sayfaları tek tek taranarak bir araya getiriliyorlar. Bu da sayfaların kaymış, yamuk, kimi yerlerde tarama ekranı dışına çıkmış ve kalitesiz bir şekilde dijital ortamda yer almasına neden oluyor. Yüzlerce sayfalık koca kitaplar bu şekilde dijitale aktarıldıktan sonra Google Drive, OneDrive ya da benzer bulut sistemlerine, belirli limitleri olan birtakım dosya ücretsiz dosya yükleme servislerine yüklenerek artık kamuya açık hale getiriliyor.

Dijital korsanın paylaşım yöntemleri de yine sosyal medya aracılığıyla gerçekleşiyor. Bazı internet siteleri eski mp3 siteleri gibi bağlantı vererek korsancılık yapsa bile çoğunlukla sosyal medyadaki kullanıcı gruplarında bu işlemler gerçekleşiyor. İncelediğim kitap paylaşım gruplarında (İsmi ne kadar masum!) kullanıcılar kendi e-kitap arşivlerini yüklüyorlar. Bir klasör içinde yüzlerce kitap! Kimi kullanıcılar ise aradıkları kitapları soruyorlar, şu kitap var mı? Bu kitap kimde bulunur? Cevap geliyor. Kitaplar paylaşılıyor…

ÇİZGİ ROMANIN KORSANI!

Öte yandan bir alt kültür olarak çizgi roman yayıncılığında da benzer uygulamalar var. Türkçe çizgi roman çeviri grupları Türkçeleştirdikleri kimi çizgi romanları internette korsan paylaşıma sokuyor. Genç okurların hoşuna gitse de yayıncıların gazabıyla karşılaşan korsanlar kimi zaman telifle ve şikâyetlerle karşı karşıya kalıyorlar.

Türk çizgi roman korsanları da iki şekilde çalışıyor: Kendi oluşturdukları gruplar ile Türkçe baskısı olmayan çizgi romanları Türkçeleştirip dijital ortamda paylaşıma açıyorlar. Tabii bu kitaplar Türkçe basılacak olursa sonuç aynı. Erişimden kaldırma.

Diğer bir yöntem ise basılmış ya da artık piyasada baskısı bulunmayan çizgi romanların arşivlerden çıkarılarak paylaşıma açılması. Genç okurların ulaşmasının neredeyse imkânsız olduğu 1 Numara Yayıncılık ve Büyük Mavi Yayıncılık serilerinin büyük kısmı internette paylaşım sitelerinde var…

KORSANIN NESİ CAZİP?

Korsan kitap ulaşması kolay ve ucuz, hatta ücretsiz olması nedeniyle özellikle gençlerin ve öğrencilerin talebiyle karşılaşıyor. Okumak güzel. Ama korsanlık açıkça hırsızlıktır. Bir çizgi roman fasikülünün yayına hazırlanması için yazar, çizer, renklendiren, editör, yayıncı, çevirmen, onlarca kişi çalışıyor. Bir akademik kitabın hazırlanması yıllar alıyor. Nitelikli bir roman için yazarlar günlerini veriyorlar. Tüm bunların gerçekleşmesi için yıllara yayılan bir kültürel birikim gerekiyor. Korsancı ise bir şekilde elde ettiği kitabı tarayarak internete yüklüyor. Bütün bu emeği bayağı bir şekilde heba ediyor.

Korsanın önüne yasalarla bir nebze geçilmeye çalışılsa da dijital korsanlığa bazı çözüm önerilerim olacak: Yayınevlerinin özellikle kitap satış sitelerine birkaç sayfalık ön okuma göndermeleri ya da kendi sayfalarında bunu okuyucu ile paylaşmaları, genç okurların dijital arzularını tatmin edebilir. Bilgisayar başında yeni çıkacak kitabı inceleyen okur, meraklanarak kitabın basılı haline ya da yasal dijital haline ulaşmak isteyecektir. Ama tüm bunlardan önce kitapta maliyetlerin düşmesi, kitapların ve e-kitap okuyucuların teşvik edilmesi amacıyla ucuzlaması gerekiyor. Günümüzdeki e-kitap okuyucular 600, 700 lira civarında satılıyor.

Kısacası kitaba ulaşmak kolaylaşmadan korsancılığın önüne geçilemeyecek, neredeyse sıfır maliyetli dijital korsancılık maalesef yükselişe devam edecek gibi görünüyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir